Anneden doğma bizim gibi pek çok müslümana örnek olacak bir yaşam süren ve İslâmiyeti seçtikten sonra içinde doğup büyüdüğü Avrupa toplumu tarafından pek ciddiye alınmayan ve belli çevrelerin makro düzeydeki baskıları nedeniyle yazıları ve makaleleri gazetelerde yayınlatılmayan, televizyonlarda fikir beyan etmesi dahi engellenen ama inananların kalbinde müstesna bir yer edinip 14 Haziran 2012 Perşembe günü 99 yaşındayken Rahmet-i Rahmân’a kavuşan Roger Garaudy, 18 Haziran Pazartesi günü Paris’te toprağa verilecek.

İnsanın en ufak alışkanlıklarından bile vazgeçmesi oldukça güç iken inandığı değerlerden ve kabul ettiği dînî inanıştan vazgeçip Hak Din ile şereflenen, ve bunu son ana kadar yaşayan, gördüğü ve uğradığı zulümlere ve sindirme politikalarına rağmen dimdik ayakta kalan ve asla geri adım atmayıp insanları güzelliklere davet eden bu koca çınarı bizde rahmetle ve hayırla yâdediyor ve www.belediyeiscileri.com ailesi olarak Rabbimizden bağışlanması için ilticâda bulunuyoruz. Mekânın cennet olsun.
ROGER GARAUDY KİMDİR?
17 Temmuz 1913′te Marsilya’da doğdu. 1952 yılında Sorbonne Üniversitesi’den edebiyat dalında, 1954 yılında da SSCB Bilimler Akademisi’nden bilim dalında doktor unvanını aldı. Bir ara Marksist İnceleme ve Araştırmalar Merkezi müdürlüğü yaptı.
Fransız Parlamentosu’nda milletvekili, Millet Meclisi Başkan Yardımcısı, Milli Eğitim Komisyonu Üyesi ve Senatör olarak görev yaptı. Fransız Komünist Partisi’nde zirveye tırmanmışken yaptığı tenkitlere kulak asılmadığı için bu kuruluştan koptu.
Üniversitedeki profesörlüğüne döndü. Emekliye ayrıldıktan sonra telif çalışmalarına hız verdi. Her biri dünya çapında yankılar uyandıran eserleri yayınladı, pek çok ülkede konferanslar verdi. Basın yayın kuruluşlarında yayınlanan bildirileriyle milletlerarası siyaset ve yanlış tutumlar konusunda görüşlerini sık sık kamuoyuna duyurdu.
MÜSLÜMAN OLUNCA AMBARGOYA TABİ TUTULDU
Çağımızın yetiştirdiği dev düşünürlerden Roger Garaudy, İslâm’ı seçip Filistin halkının haklarını İsrail’e karşı savunmaya başladıktan sonra, pek çoğu İsrail taraflısı sermayenin elinde olan Batı basın-yayın organları ve büyük yayınevlerince dışlandı. Avrupa ve Amerika kitle iletişim araçları kendisini tam bir sükût ambargosuna tâbi tuttu. Kendisinden tek satırla, tek kelimeyle dahi bahsetmez ve kendisine söz hakkı vermez oldu.
Roger Garaudy (Roje Garodi), seçkin ve çok kültürlü bir kesime hitap etmesine rağmen, kırkı aşkın dile çevrilen eserleriyle, dünya aydınları arasında çok geniş bir kitle tarafından tanınıyor ve okunuyor.
“KUR’AN SANKİ DOĞRUDAN BANA SESLENİYORDU”
Roger Garaudy, Müslüman oluşunu “Hatıralar: Yüzyılımızda Yalnız Yolculuğum” kitabında şöyle anlattı: “Okudukça Kur’an, bana daha çok yaklaştı. Sanki bugün yazılmıştı ve doğrudan bana sesleniyordu. Bizzat yerin, Kıyamet günü, sarsıntısıyla birlikte, insanların eylemlerine ve hatalarına şahitlik edeceğinin anlatıldığı Deprem (Zilzal) sûresini okurken, ayaklarımın altındaki toprağın homurdandığını hissediyorum.
Sorumluluğun bu uyanışını ben, hiçbir zaman çok çarpıcı bir mesel olan İsra’yı (Gece Yolculuğu) okurkenki kadar güçlü yaşamadım. O gece Hz. Peygamber rüyasında, dünyayı ve insanları toptan temaşa etmek üzere, bir insanın çıkabileceği en son nokta olan Yüce Allah’ın yakınlarına kadar yükselerek bütün göklerin katlarını dolaşır. Nitekim bu sure Dante’ye, onun dinî destanı olan İlâhî Komedya’sını ilham etmiştir. Eşi Hz. Ayşe’nin bildirdiğine göre, Hz. Muhammed bu sureyi her gece okurdu.
Mirac, her ibadetin ruhudur. Çünkü o an, eylemlerimizin her birini ferdin bakış açısı olmayan bir bakış açısı içine oturtmayı denemek üzere, gündelik meşguliyetlerden kurtulunduğu andır. Ben merkez değilim. Allah’tır merkez. O zaman, yer Kıyamet Günü’ndeki gibi titrer ve yeni bir mücadelenin saati çalar.
Cenevre’de, 2 Temmuz 1982′de, imam Buzuzu’nun önünde müslümanlığa girişin anahtarı olan “Allah’tan başka ilâh yoktur ve Hz. Muhammed O’nun elçisidir” kelime-i tevhidini söylediğimde demek ki, kendimi bu karara tamamiyle hazır ve bunun bütün sorumluluğunu üstlenecek durumda hissediyorum.
O gün, hem iç tedirginliği veren bir kopuş, hem de sükûnet verici bir bağlanış duygusu içindeyim. Bir dünyadan, benimkinden, bundan böyle beni reddedecek olan Batı dünyasından kopuyorum. Ama aynı zamanda, bende her zamanki inancımdaki devamlılık duygusu da var. Bendeki bu iman, Kur’an’ın, numunesini Hz. İbrahim’de ve onun Allah’a kayıtsız şartsız teslimiyetinin belirtisi olan kurbanında gösterdiği bu iman sade ve güçlü, köklü ve ilk imandır.
Yalnızlığım, bana yalnızlık gibi görünmüyor. Sûfîlerin, yani bütün zamanların en büyük şairi Mevlâna Celâleddin Rûmî’den, Müslüman İspanya’nın keşif adamı Mürsiyeli İbni Arabî’ye ve onun aşk destanına kadar, İslâm’ın derûnî hayatının manevî efendilerinin varlığıyla dopdoluyum.”
Kaynak: samanyoluhaber.com
Gevele on 15 Haziran 2012 at 12:46 said:
Allah (C.C) Rahmet eylesin. Müslüman duruşu denilen şeyi görmek isteyen ROGER GARAUDY’ye baksın.